ARAÇ DEĞER KAYBI TALEPLERİ

Tuesday, May 12, 2026, 16:24

Araç değer kaybı, bir aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki piyasa rayiç değeri ile kazadan önceki hasarsız halindeki piyasa rayiç değeri arasındaki farkı ifade eder. Yargı kararlarında bu zarar "gerçek zarar" kapsamında değerlendirilmekte olup, söz konusu zarardan hem kazaya sebebiyet veren araç işleteni ve sürücüsü hem de Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) şirketi müştereken ve müteselsilen sorumludur.

Araç değer kaybı tazminat sürecindeki en önemli değişiklik, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli, 2019/40 E. - 2020/40 K. sayılı ilamıyla gerçekleşmiştir. Bu kararla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 90. maddesinde yer alan ve tazminat hesaplamasında "sigorta genel şartlarının" esas alınacağına dair ibareler iptal edilmiştir. İptal kararı neticesinde, ZMSS Genel Şartları ekindeki matematiksel formüllere dayalı hesaplama yönteminin yasal dayanağı kalmamış; tazminatın 2918 sayılı KTK ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) haksız fiil hükümleri ile Yargıtay içtihatları çerçevesinde "piyasa rayiç değer farkı" yöntemine göre belirlenmesi zorunluluğu doğmuştur.

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı sonrası, 09.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanun’un 18. maddesi ile KTK’nın 90/1. maddesine yeni bir hüküm eklenmiştir. Bu yeni değişikliğe göre değer kaybı tazminatı; aracın piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ve hasar tutarı dikkate alınarak hesaplanmalıdır.

Güncel yargı uygulamalarına göre değer kaybı hesaplanırken şu kriterler esas alınmaktadır:

  • Aracın markası, modeli, özellikleri ve model yılı,
  • Kaza tarihindeki yaşı ve kilometresi,
  • Aracın kullanım amacı (ticari, hususi vb.) ve yıpranma payı,
  • Hasarın ağırlığı, hasara uğrayan bölgelerin özelliği ve onarım işlemlerinin niteliği,
  • Hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların orijinal olup olmadığı,
  • Aracın varsa önceki hasar kayıtları ve bu hasarların orijinalliğe etkisi,
  • Emsal araç satış fiyatları üzerinden yapılan piyasa araştırması (bayi, galericiler ve internet siteleri verileri).

Hesaplamanın, aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile onarılmış haldeki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkı net bir şekilde ortaya koyan, denetime elverişli ve gerekçeli bilirkişi raporu ile yapılması gerekmektedir.

  • Dava Öncesi Başvuru Şartı ve Usulü

2918 sayılı KTK’nın 97. maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan veya tahkime başvurmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması zorunludur. Sigorta şirketinin başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde cevap vermemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması halinde yargı yoluna gidilebilir.

  • Sigorta Şirketinin Sorumluluk Sınırları ve Özel Durumlar
  • Poliçe Limitleri: Sigorta şirketinin sorumluluğu, kaza tarihindeki poliçe limitleri ile sınırlıdır. ZMMS poliçe teminat limitinin tüketilmesi durumunda varsa kasko poliçesi içeriğine bakılmalı ve şartları oluştuğu takdirde kasko poliçesine başvuru yapılmalıdır. Sigorta poliçe limitlerin aşılması durumunda aşan kısımdan işleten ve sürücü sorumludur.
  • Yabancı Plakalı Araçlar: 20.03.2020 tarihli ZMSS Genel Şartları değişikliği ile yabancı plakalı araçların Türkiye'deki kazalarında bu araçlara yönelik değer kaybı talepleri sigorta teminatı dışında bırakılmıştır. Ancak bu düzenleme sigorta şirketini bağlasa da araç işleteni ve sürücüsünün haksız fiil sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
  • Faiz: Tazminata, sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren yasal faiz yürütülür. Aracın ticari kullanımı ispatlanmadıkça avans faizi uygulanmaz.

              2026 Yılı SEDDK Düzenlemeleri Kapsamında Hasar Yönetimi, Eksper Atama Sistemi ve Araç Değer Kaybı Süreçlerinin Yeniden Yapılandırılması

        Motorlu araç sigortaları kapsamında yürütülen hasar yönetimi ve araç değer kaybı tazminatı süreçleri, uzun yıllardır uygulamada çeşitli uyuşmazlıklara konu olmaktadır. Özellikle değer kaybı hesaplamalarında standart kriterlerin bulunmaması, eksper raporları arasındaki farklılıklar ve süreçlerin yeterince şeffaf yürütülememesi; hem sigortalılar hem de sigorta şirketleri açısından ciddi tartışmalara neden olmuştur. Bu kapsamda, 2026 yılı itibarıyla Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından yürürlüğe konulan yeni düzenlemeler ile hasar yönetimi süreçlerinde kapsamlı bir dijital dönüşüm süreci başlatılmıştır. Söz konusu dönüşümün merkezinde ise “Eksper Atama ve Takip Sistemi” (EKSİST) yer almaktadır. Yeni sistem ile amaçlanan; eksper atamalarının merkezi bir yapı üzerinden gerçekleştirilmesi, hasar dosyalarının tek platformda takip edilmesi, değer kaybı hesaplamalarının standardize edilmesi ve süreçlerin daha denetlenebilir hale getirilmesidir.

 EKSİST Sisteminin Hukuki ve Teknik Niteliği

EKSİST, hasar dosyalarının oluşturulmasından eksper raporlarının hazırlanmasına kadar tüm sürecin merkezi dijital altyapı üzerinden yürütülmesini sağlayan bir sistemdir. Bu sistem aracılığıyla eksper atamaları otomatik şekilde gerçekleştirilecek; manuel yönlendirme ve subjektif müdahalelerin azaltılması hedeflenecektir.

Önceki uygulamada eksper görevlendirmelerinin farklı yöntemlerle yapılabilmesi, aynı nitelikteki dosyalar hakkında farklı değerlendirmelerin ortaya çıkmasına neden olabilmekteydi. Özellikle araç değer kaybı hesaplamalarında standart uygulamanın bulunmaması, hem sigorta tahkim başvurularında hem de yargı mercilerinde yoğun uyuşmazlıklara yol açmıştır.

Yeni düzenleme ile birlikte:

* Hasar dosyalarının merkezi sistemde kayıt altına alınması,

* Eksper atamalarının sistem üzerinden gerçekleştirilmesi,

* Süreçlerin dijital olarak izlenebilmesi,

* Raporlama standartlarının yeknesak hale getirilmesi amaçlanmaktadır.

Yürürlük Süreci ve Pilot Uygulama

SEDDK tarafından belirlenen geçiş planı doğrultusunda sistemin uygulaması kademeli şekilde başlatılmıştır. İlk aşamada 1 Nisan 2026 tarihi itibarıyla Bursa ve Ordu illerinde pilot uygulamaya geçilmiş; pilot süreç sonunda elde edilen veriler doğrultusunda sistemin ülke genelinde yaygınlaştırılması planlanmıştır. Mevcut planlamaya göre EKSİST’in 1 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla Türkiye genelinde zorunlu uygulamaya alınması öngörülmektedir.

Yeni sistem ile birlikte değer kaybı hesaplamalarının daha standart kriterlere bağlanması hedeflenmekteyse de, bu durum uyuşmazlıkların tamamen ortadan kalkacağı anlamına gelmemektedir. Nitekim eksper raporlarına itiraz edilmesi, sigorta şirketinin ödeme miktarının yetersiz bulunması veya kusur değerlendirmelerine ilişkin ihtilaflar devam edebilecektir.

Dolayısıyla EKSİST sistemi;

* araç değer kaybı taleplerini ortadan kaldırmamakta,

* sigorta tahkimine başvuru hakkını sınırlamamakta,

* genel mahkemelerde dava açılmasını engellememektedir.

Bununla birlikte, sistemin standartlaşmayı artırması sebebiyle uygulamada daha öngörülebilir ve denetlenebilir bir hasar yönetimi yapısının oluşması beklenmektedir.

Sistemde Olası Hukuki Tartışmalar

Yeni sistemin en önemli tartışma başlıklarından biri, eksper bağımsızlığı meselesi olacaktır. Merkezi atama sistemi, tarafsızlık ve şeffaflık amacı taşısa da uygulamada eksperlerin değerlendirme serbestisinin ne ölçüde korunacağı önem arz etmektedir.

Özellikle standart hesaplama modellerinin yaygınlaşmasıyla birlikte:

* bireysel dosya özelliklerinin yeterince dikkate alınmaması,

* düşük tazminat hesaplamaları,

* sigorta şirketleri lehine sistematik sonuçlar doğduğu iddiaları ilerleyen dönemde yeni hukuki tartışmaları gündeme getirebilir.

Bu nedenle sistemin başarısı, yalnızca dijital altyapının etkinliğine değil; aynı zamanda denetim mekanizmalarının bağımsızlığına ve uygulamanın hakkaniyetli yürütülmesine bağlı olacaktır.

Sonuç olarak; EKSİST sistemi ile birlikte, özellikle yüksek komisyon oranlarıyla faaliyet gösteren ve hasar dosyalarını vekâlet ilişkisi dışında ticari şekilde takip eden bazı hasar takip şirketlerinin sistem içerisindeki etkisinin azaltılmasının amaçlandığı değerlendirilmektedir. Merkezi ve dijital yapı sayesinde daha hızlı, şeffaf ve denetlenebilir bir hasar yönetimi sürecinin oluşturulması hedeflenmekteyse de uygulamanın sahada tam anlamıyla sorunsuz işlemesinin belirli bir geçiş süreci gerektireceği açıktır. Bunun yanında, kusur oranlarına ilişkin değerlendirmeler, eksper raporlarının içeriği ve standart hesaplama yöntemlerinin uygulanışı bakımından çeşitli uyuşmazlıkların devam etmesi ihtimali bulunmaktadır. Özellikle standartlaştırılmış hesaplama modellerinin somut olayın özelliklerini yeterince yansıtıp yansıtmayacağı ve sigortalının gerçek zararını tam olarak karşılayıp karşılamayacağı hususu uygulamada tartışma konusu olabilecektir. Bu nedenle, hak kaybı yaşanmaması adına süreçlerin sigorta hukuku alanında uzman bir avukat aracılığıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.

Av. Arb. İrem GÜRBÜZ EREL

 

 
Copyright ©2016 ERER Hukuk Danışmanlık ve Arabuluculuk, Tüm hakları saklıdır. Web Tasarım - Elitnet Yazılım